Büyük usta Kieślowski’nin 90’larda Avrupa sinemasına damga vuran üçlemesi, aradan geçen yıllara karşın günümüz Avrupasının ruh halini anlatan taptaze sinemasal gücünü hiç yitirmedi. Üçlemenin ilk halkası, özgürlük kavramı üzerine düşündürürken, muhteşem Juliette Binoche’tan da güç alıyor.