Birbirinden güzel, heyecanlı, inanılmaz filmler.
Artık kullanılmayan eşyaların yığıldığı bodrumlar, insanların herkesten gizledikleri takıntılarının peşinden gittiği mekanlar aynı zamanda. Karmakarışık bir bodrumu andıran bu belgesel bando enstrümanları, pahalı mobilyalar, tatsız şakalar, cinsellik, faşizm, kırbaçlar ve oyuncaklarla dolu.
Avusturya’nın bilinmeyen köşelerine uzanan Ulrich Seidl, insanların en karanlık arzularını keşfetmek üzere bodrumlara iniyor. Komik, tuhaf ve anlayışlı yaklaşımıyla bu film, sadomazoşizmden faşizmin tohumlarına, çeşitli güç dinamiklerine çarpıcı bir bakış atıyor.