
Albert Serra, Don Kişot’tan XIV. Louis’ye dönem filmlerine radikal yaklaşımıyla tanınmış olsa da, bu filmiyle seyirciyi şaşırtmayı yine başarıyor. Çaresiz aristokratların arzu ve fantezilerinden görkemli bir tablo yaratırken, sinematik bayağılık ve aşırılığa da meydan okuyor.